MAL & XANIYÊN BITLÎSÊ
Bilîs - Balasî

Bitlis Evleri (The Houses of Bitlis)

Home  |  Destpêk  |  Ana Sayfa

 

 

 

 

1800"lerin sonuna doğru Bitlis'ten geçen Britanyalı kadın seyyah Elisabeth Bird anlatıyor:

'Şehrin çarşısı çok dar basık ve kalabalık. Tezgahlarda; meyveler, kökler, ilginç sebzeler, evde kırmızıya boyanmış pamuklar, şaşaalı at malzemeleri, Kürdlerin hoşlandıkları türden hançerler ve gümüş zincirler, rengarenk Kürd kıyafetleri, burunları diz kapaklarına değecek kadar kıvrılmış kırmızı çizmeler, atlar için eyerler ve kırmızı renklisi de dahil her türlü qelûnlar (çubuk -sigara ağızlıkları) ile doluydular. Ayrıca kırmızı ve yeşil çömlekler, kocaman su küpleri, testiler, süpürgeler, otlu ve otsuz peynirler, nallar, etler, yani büyük bir şehir nüfusunun gereksinimleri için uygun olan her şey vardı ve esnaf da dükkanlarında oturmuş alışveriş yapanları izliyordu.
Bitlis’in nüfusu takribi olarak 30 000 olarak söylenmekte, ki bunun 20 000’den fazlasını kürdler oluşturuyor. Şehirdeki hem kadın hem de erkekler çok güzel ve yakışıklılar. Üzerlerinde taşıdıkları kürd kıyafetleri de ayrıca bu ilginç ve bir o kadar resim gibi güzel şehre, ayrı bir güzellik katıyor. Erkekler, saten yelekler üzerine, bu mevsimde sıkça görülen koyun postundan yapılmış, üzeri yün olan siyah kolsuz ceketler giyiyorlar. Kızların burunlarındaki gümüş hızmalar onlara her ne kadar ‘vahşi’ bir görünüm verse de, bu gelenek Ksenofon zamanında (M.Ö. 400) dahi var olan onların ataları Karduklular’dan kalma bir alışkanlıktan başka bir şey değil. Tabi kürdler günümüzde artık alkol kullanmıyorlar ve müslüman olmuşlar. Buradaki kürdler sünni müslümanlar ve her ne kadar komşuları olan türkler, kürdlere kızılbaş gözü ile bakıp hor görseler de aralarında herhangi bir sürtüşme veya kavga dövüş söz konusu değil.
Bitlis’teki türkler çok küçük bir azınlık. Hristiyan ermenilerin şehirdeki sayısı ise, 2000 ile 5000 arasında. Buradaki büyük kilisenin şehrin dışında büyük bir manastırı ve ona bağlı bir çok küçük kilise ve okulu da var. Ayrıca Protestan ermenilerin 400 kişiye yakın bir cemaati ile birlikte etkili bir kiliseleri, kız ve erkek öğrencileri için de büyük bir yatılı okulları var şehirde'.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Foto: Rosan Lezgîn

“Tarihsel olarak Kürdistan'ın başkenti olarak adlandırılan 5.000 metreden daha yüksek bir volkanik kaya üzerine inşa edilen Bitlis, Ksenofon’un On Binlerin geçişi'ni gördü.”

Kürdolog Thomas Bois, 1966

 


 

 

Mala hecî Muzefer

"Bitlisli kürdler, başkaldırarak başkenti Bitlis olacak bağımsız bir Kürd Krallığı kurmayı arzuluyorlardı.."

Mary D.Uline ve rahibe Charlotte E. Ely’nin Bitlis Ayaklanması günlükleri...

 

 

 

 

Mala hecî Muzefer

1900’lerin başında dillendirilmeye başlanan ve 1925 Şark Islahat Planı Kararları ile yazılan/yürürlüğe konulan yeni tarih söyleminden, haliyle Bitlis de nasibini almıştır.
Hatta daha doğrusu, ciddi şekilde ve derinden bu uygulamalara maruz kalmış vilayetlerden birisi olduğunu belirtmek gerekmektedir.
Kâh 16. yüzyılda Rojkan Kürd Beyleri tarafından inşa edilmiş İhlasiye Medresesi’nin Selçuklular tarafından yapıldığı ortaya atılmış,
kâh Zeydan Mahallesi’nde mezarı bulunan ünlü Şeyh Tahîr-î Kurdî’nin ‘Gürcistanlı bir alim olduğundan Şeyh Tahir-i Gurgi denildiği’ uydurulmuştur.
Hatta günümüzde dahi ‘Gurgi’ ibareli bir levha asılmıştır Şeyh Tahîr-î Kurdî’nin mezarına.

 

 

 

 

 

Mala hecî Ebbas

"Dicle Nehri’nin kollarından olan Bitlis Çayı’nın doğduğu dağların yakınlarındaki Bitlis şehrinin Mutki nahiyesi kürdleri, hükümete vergi vermeyi ve askeri kanunlara uymayı red ediyorlar."

Vital Cuinet, 1889

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Foto: Rosan Lezgîn


Kürdler Mela Selim, Şeyh Şahabeddin ve Seyyid Ali önderliğinde Jön-Türklere karşı ayaklanmayı Bitlis'te başlattılar.
Ayaklanma "Ulusal haklar ve özgürlük" amacıyla gerçekleştirildi.
Bitlis, 2 Nisan 1914 Perşembe

"Dün gece iyi uyumuşum. Ancak planladığım gibi sabahın 4.30’unda kalkamadığımdan günün olaylarını kaçırmışım. Savaş kapıda. Hükümet askerleri ve Kürdler arasında şehirde. Satırları yazdığım şuanda havada bombalar uçuşmakta ve makineli tüfekler (mitralyöz) hakkında gelen haberlerin süratinden kaç tane olduklarını sayamıyorum bile. Hükümete karşı olan şehirdeki Kürdler, sabahın 5’i itibari ile sehirdeki tepeler ve mezarlıklarda kalabalık kitleler halinde toplanmaya başladılar." 2 Nisan 1914

Bayan Uline

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bitlis İhlasiye Medresesi

Sümerler’den kalma ve M.Ö. 3000 yılına ait bir yazıtta ilk defa Kürtlerden bahsedildiğini görüyoruz.
Bu tarihi eserin üzerinde “KAR-DA” veya “KAR-DA-KA” ülkesinden bahsedilmektedir.
Karda ülkesi, Van Gölü’nün Güney’inde yaşayan Su halkıyla komşuydu."
[Kaynak: Die Kurdenstadt Bitlis, Köhler, 1928 Kürd Şehri Bitlis]

 

 

 

 

 

 

 

 

 

“Bitlisli kürdlerin, türk devletine karşı ayaklanmaları sonucu, şehre çok sayıda askeri birlik getirilip konumlandırılmıştı ve tekrardan 1915’te, bu türk askeri birlikleri,
ermenilere karşı katliama Bitlis civarındaki köylerde başladılar."

American Philanthropy and Women’s Education Exported, Andrea Walton

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Foto: Rosan Lezgîn

“Kürdistan yedi bölgeye ya da Prensliğe ayrılır: Bitlis, Şambo adı da verilen Hakkari, Botan, Behdinan, Soran, Baban, Qelaçolan. Bu presnliklerin hepsi de sultandan bağımsızdır.
Bitlis bunlardan en güçlüsü ve merkezi konumdadır.”

R.P. Giuseppe Campanile, 1818

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Foto: Rosan Lezgîn


"Şehirdeki hane sayısı 6000 civarında ki, bunun çok büyük bir kısmını kürdler oluşturmakta. 5000 hane onlara ait iken 1000 civarı da (bir kısmı Katolik olan) ermenilere ait.
Şehirdeki türk hane sayısı 20'den fazla değil"
(NOT: O 20 sözde türk hane de osmanlı memur ve asker aileleri idi)

1890'ların Bitlis'i

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Dergeyê Mala hecî Ebbas

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Qesra Yûsif Pashê

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Mala Îsa Qalqan

 

 

 

Bitlis is a small town in Northern Kurdistan. The city still preserves a large quantity of medieval and traditional architecture, including many houses in a distinctive regional style. and is now out of print. Two pages with English summary. Most of the book consists of numerous detailed architectural drawings, plans, elevations, and sections of the traditional houses of Bitlis in 119 colour photographs.



Publication Year: 2001
Architecture Language: Turkish
176 pages, hardback, published in Angora in 2001.
Small print 4000 copies

_________________________o_________________________

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Vartan Axampikian, 1924 - New York

 

 

 

 

 

 

 

 

 



Kevirê Qul Bedlis

 

Ez bî
Mico bî
Hes may Kaposî bî
Dema ûris hatibî
Li geliyê Bilîsê
Tiqe tiqe tifikon bî

 

 

 

 

 

 

 

Kevirê Qul Bedlis 27-10-1929

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kelehên Kurdistanê

 

 

 

 

 

 

 

Bitlis Adilcewaz

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bitlis Adilcewaz

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bitlis Adilcewaz

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Geliyê Bilîsê, Çiyayê Gampos. Wêne: A. Onen

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



Germ Ava Norşînê, Bitlîs

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Folklora ciwan a Bitlis'ê

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Hişkirina sebze û mêwan bo zivistanê

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Karteke Postayê ku sala 1915 ji MAÇKA CEVİZLİK hatiye şandin . 

MATCHKA (DJEVIZLIK) CANCELLED V.R BITLIS KURDISH TENTS, 1915

 

“Kanuni Sultan Süleyman, büyük Rojki aşiretinin çıkarlarına karşı önlem almaya hiç bir zaman cesaret edememiştir.”
;
Wilhelm Köhler, 1928

Kürd Rojkan Konfederasyonu 1000'li yıllarda Bitlis'te Gürcü Krallığını yenerek isimlerinden söz ettirdiler.

 

 

 

 

 

 


Bitlis, Kurdistan 1854

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

"Bitlis bir kuyunun içinde. Dört yanı yüksek dağlar.

Çukurun yamaçlarında kurulu Bitlis’in evleri kartal yuvası gibi. Yemyeşil Bitlis. Bitlis şehrinin içinden sular akıyor." Yaşar Kemal

 

 

 

 

 

 

 

 



BITLIS - BILÎS - BEDLÎS - BALASÎ - is being visited by 18th Century European explorers.

(Burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus şudur ki, ırkçı islamist turk ve araplar, Kürdistan şehirlerinin, Uzakdoğu'ya giden İpek ve Baharat Yolu üzerinde olmaları nedeniyle
turk-islam öncesi dönemlerde çok gelişmiş olmalarını hazmetmeyip, Bitlis, Diyarbekir, Erzerom gibi şehirlerimizi özellikle geri bırakmak için çok büyük ve özel çabalar sarf etmişlerdir.
Kürdistan şehirlerinin gelişmişliklerini duyan ve bilen avrupalılar Kürdistan'a sık sık gelip Kürdistan'ın, turk-islam öncesi bu gelişkin ve güzel Kürdistan şehirlerini sık sık ziyaret etmişlerdir.

Şu resimde dikkatleri celb eden bir diğer önemli hususta şudur ki, ırkçı-islamist türkler tarafından özellikle geri bıraktırılmış Bitlis'e gelen
modern giysiler içindeki bu yabancılar, sanki adeta ultra gelişkin başka bir gezegenden
Bitlis'e gelmiş gibi bir görünüm ve manzara oluşturmuşlardır).



Fotoğraf: 1899'un Bitlis'i seyyah Earl Percy tarafından çekilmiştir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

BETLIS - Kurdistan, Original-Kupferstich von ca. 1700 "Betlis"

 

 

 

 

 

 

 

 

1681 tarihli bir Bitlis gravürü..

Bu çizim, Hollandalı ressam Olfert Dapper tarafından, Anadolu ve Kürdistan'ı gezmiş tüccar ve seyyahların anlatımları doğrultusunda kendisinin Bitlis'i hiç görmeden yaptığı gravürdür..
Kürdistan cok ekzotik bir ülke idi batılılara. Örneğin Fransız romancı Jan Richard Bloch adlı fransiz yazar da tıpkı 1800 yy alman hikayeci ve yazarı Karl May gibi Kürdistan'a hiç gitmeden Kürdistan'da bir gece, La Nuit Kurde adlı bir roman yazıyor. Karl May'ın 1960 yılında filim olan romanının adı Vahşi Kürdistan'dan Geçiş, Durchs Vilda Kurdistan.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

1890'da Cholet tarafından Kürd Hacı Necmeddin’in Bitlis’teki evinin önünden çekilmiş bir fotoğraf...

''Kürdlerde varolan aile hiyerarşisindeki saygı geleneği çok köklü ve yaygındır.

Onların bu tavır ve davranışlarıyla bizler her gün karşılaşıyorduk.''

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

1978

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

1978

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

'Bitlisli Kürdler şehrin bahçelerinden birisinde' ibareli bu fotoğrafı, Bitlis merkezi 1904 yılında ziyaret eden Avrupalı bir seyyah çekmiştir.

İlk çalışmam olan 'Seyyahların Anlatımlarıyla Bitlis ve Ahalisi' adlı kitapta da yer alan bu görsel, şehrin sosyolojisi ve etnografik yapısına dair muazzam arşivsel değere sahiptir.

Ps: Fotoğraf sonradan renklendirildi. Baran Zeydan

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Malbateke nestûrî (kurdên xirîstiyan) ji parêzgeha Bedlîsê, bakurê Kurdistan, 1910
(Ermeniyan wekî gelekan ev jî dizîne û di medyayê de wekî asûrî û ermenî belavkirine. Ev nestûrî ne û nestûrî jî kurd in)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Pira Qesrîkê.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

1870-1910 yılları arasında faaliyet gösteren Bitlis Amerikan Kız İlahiyat Koleji Holyoke’nin öğrencileri...
Okulun resmi kayıtlarda geçen ismi; ‘Mt. Holyoke School of Koordistan’dır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bitlis Amerikan Kız İlahiyat Koleji

1890'lar, Bitlis Amerikan koleji binası içi

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bedlis Helin

Û DIL JÎ NEMA

ne gul ma
ne Gulistan
ne hêvî ma
ne bawerî

bê Gulistan
her tişt wêran
bêzar bûye hemî jiyan
dil jî şikest evîn jî mir

Efrîn her tişt vala
ezman digrî li ser kurda
dunya alîkarê zalima
di gel cehş û bênamûsa

Bedlis Hêlin

05.17.2021
Stockholm

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Avukat Veysi Zeydanlioglu, 1970

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bazar a kevn a Bitlîsê, 1940-50

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bitlis Valiliği tarafından C.H.P Genel Sekreterliğine gönderilmiş “Kürtçülük Raporu”

Çocuklara okutulan marş:

“İlk önce Dünyada iki devlet vardı; biri fars biri bizdik. O zaman türk, arap, acem yoktu. Biz ne türk’üz,ne arap, ne rum’uz”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Begekî kurd ji devera Serhedê Bitlis 1897, Kurdên sedsala 18'emîn

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Xelat, Exlat

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

1900s

 

 

 

 

 

 

 

 

 

1898 yazı Ahlat'ı ve müslüman mezarlığını ziyaret eden Britanyalı seyyah:

"Selçuklulara ait mezar taşları ile karşılaşmazken, çoğu 1200'lerde yapılan ve üzerlerinde farsça ve arapça yazılar olan birçok mezar taşını gördüm. Bitlis Mutkili Kürd Beylerine ait olanlar da var".

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Taxa Zêdan (Zeydan) a Bedlîsê, 1881.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



Fotoğraf: 1910'lar, Bitlis

399.000'di ki bu rakamlar Osmanlı Vilayetler raporunda mevcuttur. Raporu hazırlayanlar şu bilgileri de vermiştir:
"Vilayetin nüfusu 2 ana unsurdan oluşur. Müslümanlar ve hristiyanlar.
Vilayetin güney kısmının çoğunu kürdler tek başlarına oluştururken, vilayetin geri kalan kuzey kısmını ermeniler ile birlikte oluştururlar’
Bu detaylara ek olarak Bitlis'ten İstanbul'a (Saray'a) gönderilen ve Muş/Bitlis hususunu içeren bir dilekçe:

"[Bitlis şehri temsilcilerinden Meclis-i Vâlâ ya]
Muş sancağı kaymakamlık merkezinin geçen yıl Bitlis'e nakledilmiş olması bütün Bitlis'i memnun etmişti. Ancak sancak merkezi yeniden Muş'a taşınmıştır. Halbuki Muş kasabası sadece 1000 haneden ibarettir. Bitlis ise 6000 hanelik bir kasaba olup kaymakamlık merkezi olmaya yakışır bir yerdir. Bütün sancağın tam ortasında olan Bitlis, idare açısından da kolaylıklar sağlamaktadır. Bu nedenlerle kaymakamlığın yeniden Bitlis'e naklini istirham ediyoruz. Emir ve ferman efendimizindir".
9 Ağustos 1863
imzalar - Bitlis Müslümanları adına Yusuf ve
Bitlis Hiristiyanları adına Artin

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Askıda tarihi bilgi. BİTLİS
Başta Bitlislilerin kendileri olmak üzere, çoğu Kürd, bu kadim vilayetin (çok geniş bir coğrafyadır) hakikatini bilmez, sorgulamaz ve emme basma tulumba gibi Cumhuriyet sonrası türetilmiş uydurma söylemler ile memleketi anlatır.
Ancak hakikate dair bazı verileri arasıra dile getirmek iyidir.
Herşeyden önce Bitlis'in sembolü minare olmadığı gibi, 'Evliyalar şehri' falan da değildir.
Bitlis'in sembolü Kalesi'dir ki, zaten tarihte de Bitlis iki ana surdan oluşan sedleri ile kaleydi. Ortaçağ'dan geçtiğimiz yüzyıla kadar çizilmiş tüm haritalarda ve anlatımlarda da kale olarak Bitlis yer alır.
641 tarihinde İslamiyet'in bu kadim memlekete gelmesi ve Kürdlerin büyük bir bölümünün Müslümanlaşması sonrasında, camiler ve medreseler inşa edilmiştir. Birçok yerde varolan kiliseler camiye dönüştürülmüştür. Örnek Kızılmecid camisi/Bitlis.
Nüfusun büyük bölümün (ta 1500'lere kadar) Hristiyan Ermeni Bitlislilerden oluştuğunu da belirtelim ki 1900'lerin başında %30 idi merkezdeki Hristiyan nüfus.
Ermeni prenslerinin hâkimiyeti 8. yüzyıl itibariyle azalmaya ve sonrası da tamamen son bulmasıyla yerini Müslüman Kürd idarecilere bırakmıştır. Örnek Şerefhanlar.
Özellikle Eyyûbî Kürdlerinin hâkimiyeti dönemi (1200'ler) ve sonrası, bu vilayetteki Müslüman Kürdlerin medrese inşası, ilerlemesi ve ünlenmesi zirve yapmıştır. Birçok ünlü medreseden çok ünlü Kürd din adamı ve alim çıkmıştır. Bu medreselerde 3-4 dilde eğitim verilmiştir.
Bitlis, kısa dönemler Fars, Tatar, Türk(men)/Osmanlı ve Moğol idarelerinde kalmışsa da 1849'a kadar, yaklaşık 1000 sene boyunca Kürd Beyleri tarafından yönetilmiştir. 19. yüzyıla kadar da Bitlis mıntıkası Kürd Prensliği olarak tanımlanırdı.
İstanbul'un (Osmanlı) ilk valisini ataması 1849'dur ki en son Kürd Beyliği olan Bitlis Beyliğinin son bulması da o tarihtir.
Bitlis beyliğini yöneten tüm bey ve hanlar Bitlis'te gömülmüş ve mezarları da Gog Meydan (Gökmeydan) civarındaki mezarlıklarda yeralmıştır. Bitlis'teki bu tarihi (Müslüman ve Hristiyan) mezarlar ne yazık ki yok edilmişlerdir.
Not: Veysel Karani'nin mezarının* Baykan - Siirt'te olmadığını birçok seyyah belirtir ki bunlar arasında 1655'de oradan geçen Evliya Çelebi de vardır.
"Burada yatan Abbasî neslinden Sultan Veys Îbn'dir..." yazar Evliya Çelebi.
Abbasiler adını Eyyubî Kürdleri yerine kullanmıştır Çelebi.
* Veysel Karani'nin mezarı Yemen'dedir.

Baran Zeydanlioglu

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Taravgeya li Motkan

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

1840

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

"Neden hep BİTLİS ?" sorusuna:

1- Çalışma alanım Bitlis ve Kürdler
2- Bitlis'in tarihteki konumu çok önemlidir
3- Prensliklere, krallıklara ve ünlü din/edebiyat ve devlet adamlarına ev sahipliği yapmıştır.
4- Zengin sosyolojiye, etnografyaya ve mimariye sahipti.
5- 1000 yıllık kadim Kürd beyliği tarihçesi vardır.......

Mesela 1900'lerin başına kadar Bitlis Vilayeti dahilinde var olan sadece inanç ve mezhepleri sıralayacak olursak.

Müslümanlar (Şafî - Hanefî)
Hristiyanlar (Gregoryan, Protestan, Ortodoks)
Rum ortodokslar
Katolîk Keldaniler
Yakubi Süryaniler
Aleviler
Kıptiler
Yezidi Kürdler

Yakında çıkacak olan ve ilk kez paylaşılacak arşivleri ihtiva eden yeni kitap çalışmam ile birlikte, Bitlis'in tarihteki yerini çok daha iyi öğrenebileceksiniz.

Baran Zeydanlıoğlu

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bitlis'in bilinen EN ESKİ GRAVÜRÜ 1650

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Mark Sykes’ın 1900’lerin Başında Bitlis’i Ziyareti Ve Kürd Aşiretleri Listesi

The Calip’s Last Heritage by Mark Sykes, London, 1915

 

1879 doğumlu İngiliz siyasetçi, ajan, diplomat, asker, yazar ve bir gezgin olan Mark Sykes özellikle Osmanlı – Kürd ve Arap yakın tarihinde çok önemli bir yere sahiptir. Bitlis’e de uğramış olan Sykes, merkez ve civarı hakkında notlar da tutmuştur. I. Dünya Savaşı öncesi ve sırasında günümüz fiziki haritaları ve yukarıda bahsi geçen toplumların kaderini değiştiren ünlü Sykes – Picot anlaşması’nın da mimarlarındandır. Farsça, Arapça ve Türkçeyi çok iyi konuşan Mark Sykes, inanılması çok güç olan uluslararası hadiselere çok kısa bir sürede imza atarak, 39 yaşında 1919 yılında Paris’te vefat etmiştir.

 

Britanya’nın Ortadoğu ve Hindistan’a kadar olan bölgedeki çıkarlarını gözeterek faaliyetlerde bulunan Sykes, bunları raporlar halinde Londra’ya göndermiş ve zamanla da kitaplar halinde yayımlamıştır. Çalışmaları arasında yer alan birkaç eserinde Osmanlı ve Kürdlere dair çok detaylı veriler bulunmaktadır. Bu çalışmaları sırasında 1899 -1913 arasında defalarca bu bölgede bulunan Sykes, üç defa da Bitlis ve civarından geçmiştir. İlk geçişi 1899 kışı olup Halep – Şam – Musul – Diyarbekir – Siirt – Bitlis – Tatvan – Van – Batum güzergahı izlenimleri yapmıştır. Karın yoğunluğu ve yüksekliğinden dolayı Bitlis’ten temin ettiği 15 kızak ile, ekibi ve kendisi Tatvan üzeri Van’a geçmişlerdir. Yıllar boyu, Osmanlı’yı, Ermenileri, Arapları ve onlarca Kürd aşiretini incelemiş ve liderleri ile görüşmüş olan yazarın hem aşiretlere hem de Kürdlere dair istatistik, veri ve görselleri mevcuttur. Bitlis kısmında, şehri ziyaretini çok kısaca yazan Mark Sykes, Bitlis’in ahalisi olan Kürdler ve Ermenilere bir cümle ile değindikten sonra, genel anlamda diğer şehirlerdeki Müslümanlar ve dış görünüşleri konusu ile başlayarak, Ermeniler hakkında uzunca sosyolojik ve tarihsel düşüncelerini kaleme almıştır. Kürdler ile ilgili bölümde uzunca tarihsel detaylara yer veren yazar, Kürd aşiretleri ile sonlandırmıştır kitabını.

 

Sykes’ın ziyaret ettiği yerler ve güzergahı, 1904

 

1915 yılında yayımlanmış ‘Halife’nin Son Mirası’ adlı kitabında İslamiyet’in yayılışı, Osmanlı tarihi, Anadolu, Kürdistan coğrafyası ve ahalisine değinen Sykes, çok teferruatlı bir şekilde de Osmanlı İmparatorluğu’nun Kürd Aşiretleri listesini de çıkarmıştır. Bu Kürd aşiretleri arasında Bitlis, Mutki ve civarındaki birçok Kürd aşiretine değinen yazar, Kürd Zeydan Aşireti’nden de birkaç yerde bahsetmiştir ki, Pinyaniş ve Herki aşiretleri ile Zeydan aşiretinin birbirlerinin kolları olduklarını da yazmıştır. Aşiretlerin açıklamaları bölümlerinde, bazılarının yapılarının diğer başka aşiretler ile dilsel, etnik, coğrafik ve kültürel etkileşimlerine de değinmiştir. Kendisini Mutki’ye sokmayan Kürd aşiretlerini de anlatan Sykes, Halep’ten başlayan ve Bitlis üzeri Van’a devam eden gezisi ve izlenimlerini hem görseller hem de kıyaslamalarla not tutmuştur.

 

Sykes’in bu kitabının aşiret listesini şimdilik sadece isimler olarak derlediğim gibi, Bitlis kısmını da olduğu gibi çevirdim. Britanyalı Mark Sykes’ın Kürd aşiretlerine dair o detaylı çalışmasını, başlı başına ayrı bir konu olarak derleyip, çevirip ileride paylaşacağımdan, bu yazımda sadece yazarın Bitlis anlatımı kısmını ve hazırladığı Kürd aşiretleri listesini sunuyorum.

 

 

Baran Zeydanlıoğlu

 

 

Hazo’dan Ziyaret’e geçtik. Burası zenginler için bir tür konaklama yeri ve han konumunda olurken, dindarlar için de bir tür manastır ve kutsal türbe olan bir yer. Aynı zamanda da fakirler için bir tür imarethane ve yardım alabilecekleri bir kurum olma özelliğine de sahip. Ziyaret’e doğru yol alırken 150 kişilik kadın ve erkeklerden oluşan Baba Kürdlerine ait bir kervanı geçtik. Bu Kürdler at alım satımı yapıyorlardı. İşin ilginç yanı silah taşımıyorlardı. Sonradan öğrendim ki, bu Kürdler Süleymaniyeli iki Kadiri dervişi korumasında yolculuk yapıyorlarmış ve kafilenin bu seferini de o iki derviş düzenlemiş olup, alım satımdan da komisyon alıyorlarmış.

 

 

Sykes’in birlikte çalıştığı ve değişik etnisite ve inançlardan olan ekibi, 1904, Beyrut

 

Ziyaret, Bitlis vadisi (geçidi) güzergahı girişinde yer almakta. Bu vadi çok harika, etkileyici ve göz kamaştırıcı bir güzelliğe sahip olup, başkent Bitlis’e kadar uzanmakta. Şunu belirtmeliyim ki, her ne kadar buradan geçişim ve buralara gelişim üçüncü kez olsa da yolculuğumun sönük veyahut sıkıcı geçiyor olması söz konusu olmadı.

 

Bitlis vadisi doğal ve tarihsel güzellikler ile dolu. Fars mimarisi tarzı kemerler ile Roma mimarisine sahip, altından zarifçe kıvrılan dereler ve çaylar üzerine inşa edilmiş sayısız köprüler uzanmakta ki, bunlar birçok değişik geçiş dönemlerini kapsayan çok eski çağlarda yapılmışlar. Sol tarafta, şimdiki aşiretlerin atalarının, Romalı Corbulo’nun (M. Ö. 60’lar) buradan geçmeye çalışan çaresiz askerlerini acı acı bağırttırıp aşağıladıkları Motkan’ın (Mutki) derin uçurum ve kayalıkları yer alırken; sağ tarafta ise gerçek Kürdistan’ın yemyeşil ve rengarenk olan harika dağları sıralanmakta. Bu dağlar, üzerlerinde süzülen inen ve çıkan gölgelerin her bir hareketleri sonucu oluşan değişik hal ve form alan güzelliklere sahipler. İki kaya arasından fışkıran su aşağı doğru büyük bir hızla akarak nehri ikiye bölüyor şimdi. İleride gürültülü bir ses çıkaran akıntının oluşturduğu sığ bir su birikintisi bulunmakta. Daha ileride söğütlerin altında gizlenmiş sessizce bekleyen kara ve derin bir derinlik ve dere yatağı boyunca var olan yoğun sazlıklar göze çarpmakta.

 

Bitlis’i hem kış hem yaz ve hem de sonbaharda görme şansını yakalamak, büyük bir zenginlik oldu benim için. Ancak itiraf etmeliyim ki, bu durumun benim için öyle pek de cazibesi bulunmamakta. Şehrin bir vadi içinde kurulu olmasından dolayı buraya gelen birisi, karşısına aniden çıkan bu yerin güzelliğinden ya etkilenir ya etkilenmez. Benim bir şeyden hoşlanmam için o yerin renk çeşitliliğine sahip olması lazım. Bu konuda Bitlis, kızıl kahverengi mat kesme taşlardan inşa edilmiş donuk bir fotoğraf gibi bir yer. Evler hantal ve kasvetli bir görünüşe sahip. Kale ise harabe halde ve ilgi uyandırmıyor. Resmi binalar bakımsız ve sefil. Şehrin ahalisi ise ya bozuk Türkçe konuşan Kürdler ya da boncuk gözlü ve kaba (nazik olmayan yüz hatları) bir dış görünüşe sahip Ermenilerden oluşmakta.

 

Osmanlı İmparatorluğu’nun Kürd Aşiretleri listesi

A- Abbasinli, Abu Tahir, Acu, Adamanli, Alan, Alian, Alidinli, Alikan, Aliki, Alhas, Aluş, Arap Ağa, Aşagi, Aşmişard, Atmanki, Azli.

 

B- Badeli, Bahtiyarli, Baki Hassa, Balabranli, Balaşaği, Balian, Baliki, Bradost, Barakatli, Barguhan, Barhan, Barkoşan, Barlolar, Başmanli, Bazikli, Bederi, Behirmaz, Beyt Elhulta, Bejwan, Bekiran, Bekran, Beled, Bellicar, Bellikan, Bellikanli, Berazi, Berizanli, Beroz, Berwari, Berzan, Beşerî, Beski, Beyleyan Porga, Bilbasi, Bilican, Bosikan, Buban(li), Bucak, Bumteywit, Bunesi, Botan.

 

C- Çaykesen, Çakali, Çamikan, Çiyareş, Çiçiçiye, Çağrişanli, Çukurli.

 

D- Dağbaşi, Dahuri, Danan, Daşi, Dasikan, Davudiye, Del Mamikan, Delianli, Delikanli, Dere, Derecan, Dersimli, Didan, Dinan, Doğanli, Domana, Dorkan, Doşki, Dısdiye, Duderi, Dudikanli.

 

E- Eymersan, Eyru, Elya, Elkawad, Erikli, Eski Koçgiri, Eutergeç, Ezdinan.

 

F- Ferhad Uşaği

 

G- Garoalar, Gavdan, Gevici, Gowruk, Gırdi, Gırgiri, Givran, Goyan, Guran, Guruş.

 

H- Hababa, Hafcan, Haydaranli, Haci, Haci Bayram, Haci Banli, Haci Manli, Halaci, Hamawand, Hamdikan, Hartuşi (Ertuşi), Haruna, Hasananli, Hasenikan, Haseyna, Hasseran, Haverka, Hawatan, Haweri, Herki, Hisuliye, Hoşikan.

 

İ- İbolar, İsiadat, İsoli (İzoli)

 

J- Jaff, Janbekli (Canbegli), Janbek (Canbeg), Jelali (Celali), Jelli (Celli), Jeikanli (Çelikanli), Jibranli (Cibranlı), Jiriki (Jirki), Judi Kanli (Cudikanlı).

 

K- Kalendelan, Kao, Karabanli, Karageçi, Karageçan, Kara Hasan, Kassiani, Keşel, Kedak, Keka, Keliş, Keskoli, Keyboran, Keytkan, Kalajan (Halacan), Kalajari (Halacari), Kalkani (Halkani), Khani (Hani), Khatun Oğli (Hatunoğlu), Khawistan (Hawistan), Khazali (Hezali), Khoşno (Hoşno), Kiyanoler (Hiyanolar), Kiçiyan, Kiki, Kinarferoş, Kıran (Kiran), Koçgiri, Kodir Zor, Kohan, Kulbin, Kumnareş, Kurecik, Kureşli, Kuryan, Kusan, Kizlican (Kuzlican).

 

L- Laçin Uşaği, Lek Kurdi, Little Pinyanişli (Küçük Pinyanişli?), Lolanli.

 

M- Ma’fan, Mahalemi, Mahani, Malaşego,Malkari, Mamadan, Mamagan, Mamakan, Mamakanli, Mamaş, Mamed, Mamhur, Mamreş, Mamund, Manuranli, Matmiye, Mendan, Mendikan, Mengur (Mangur), Merdis, Merzigi, Meşkenli, Milan, Milli, Mir, Miran, Mirkan, Mirsinan, Mirsanli, Misuri, Mizidağ, Mizizah, Modeki, Moman, Motikan, Mukeri, Muhel, Mulikan, Musanan, Musi, Musik.

 

N- Nasriyan, Nasır(li), Nederli, Nirva, Nuredi.

 

O- Okiyan, Omeranli.

 

P- Pencinan, Pican, Pinyanişli, Pincari,Piran, Pirastini, Pir Musi, Pisiyanli, Puran, Putikanli.

 

R- Reşwan, Reykan, Reşkan, Reşkotanli, Ruçaba.

 

S (Ş)- Sahalan, Samuga, Sarmi, sarolar, Sartan, Saur, Seyidan, Seif Kani, Şabak, Şadadan, Şaderli, Şarafan, Şawak, Şeyh Bezini, Şeyh Dodanli, Şeyhan, Şayhekan, Şekak, Şekifti, Şemski, Şerkiyan, Şırnakli, Şeveli, Şevilan, Şeyh Hekan, Şidan, Şıriki, Şirwan, Sılokan, Sinemilli, Sinan, Sındi, Sıpkanli, slivan, Spırti, Suratawan, Surçi, Surkişli.

 

T- Taburoğli, Takuli, Tchuvan (Çuvan), Terkan, Tirikan, Tiyan, Torini.

 

U- Uhçicemi, Urukçili, Usbahan.

 

Y- Yezidiler, Sincar Yezidileri.

 

Z- Zazalar, Zebar(i), Zedek, Zefki, Zeidan, Zekeri, Zemzan, Zerhati, zerwan, Zerzan, Zeydan, Zilanli, Zirikanli, Zirofkan.

 

Baran Zeydanlıoğlu – 2 Ocak 2020

Kaynak:

The Calip’s Last Heritage – A Short History of The Turkish Empire, M. Sykes, London, 1915

 

 

 

 

 

 

Bitlis’in Ahlat ilçesinde bulunan mezarlık islamist tarihi kaynaklarda kürd halkımın milli haklarını tamamen gasp edebilmek için kürd halkını inkar ederek “Selçuklu Mezarlığı” diye geçmemektedir.
Oysa Ahlat’ta bulunan bu tarihi kürd mezarlığında, Bitlis Kürd Emirliği'nden kürd hükümdarlar yatıyor ve bunlardan bazıları
Mir Ziyad, Mir Yavsi, Mir Karduman, Mir Adibar, Mir Kaytak, Mir Simban, Mir Şan, Mir Şemseddin

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

17 mayıs 1914te Bitlis'teki kıyamda Melle Selim'in asılmadan önce yanında bulunan vekil, Melle Selim'in son sözlerini mecliste söylüyor:
''Ey tirkler beni idam edeceksiniz ediniz. Bu idarenizden utanmıyormusunuz. Her tarafı birilerine verdiniz hibe ettiniz. Bizim irademizi niye bize vermiyorsunuz biz Bitlis'i de Kurdistanı'ı da idare ederiz''
Tabiki tirkoya güven olmaz...

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

BALASÎ (BİTLİS) İLİNE BAĞLI İLÇELER:

     El Cewaz: Adilcevaz
     Mirtax: Mutki
     Norşîn: Güroymak
     Tûx: Tatvan
     Xelat: Ahlat
     Xezan: Hizan

 

 

 

Müller-Simonis, Paul: Du Caucase au Golfe Persique à travers l'Arménie, le Kurdistan et la Mésopotamie par P. Müller-Simonis suivie de notices sur la géographie et l'histoire ancienne de l'Arménie et les inscriptions cunéiformes du Bassin de Van par H. Hyvernat 1892

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


Kemanche Kurde

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KURDISH CITIES

 

 

 

 


Foundation For Kurdish Library & Museum