NORDENS KRIGARE VIKINGAR
Vikingar kallade Kurdistan för Arran som betyder eldens land.

Home †|††DestpÍk††|††Ana Sayfa

 




När kom de till Kurdistan?

De kom fram till Miklagård* dvs Constantinopel och de är även kända för att vara legosoldater i det bysantinska riket. Men vikingarnas färder längre österut i Kurdistan och Mesopotamien, är inte mycket känt och att de även kommit så långt ner som till Bagdad. Vikingar kallade Kurdistan för Arran som betyder eldens land.

Vikingarna har gjort expeditioner på 900 och 1000-talen mot väst, syd och öst, i tre olika riktningar för bland annat, upptäckt, plundring och handel. I slutet av sina resor, tog de med sig hem till Skandinavien smycken, parfymer, kläder, vin, kryddor, kvinnor samt mynt. Nära 100 stycken av dessa mynt, hittades mellan åren 1815-1990 av arkeologer i Sverige under utgrävningen i södra delen av landet, det visade sig att det var kurdiska mynt. De silvermynt som hittades under utgrävningarna på Gotland som är ett viktigt kommersiellt centrum och hamn i Sveriges historia tillhör dynastier i Kurdistan. 10 mynt var från år 952-1174 och tillhör den kurdiska Shaddadi dynastin regionen nära Kaspiska havet, medan resten, 90 av dem härstammar från åren mellan 983 -1085 visade sig tillhöra den kurdiska Merwanid dynastins period.

________________

*): Miklagård (Miklagarðr, sammansättning av fornnordiskans mikla, mykil, "mycken", "stor" och gård, "handelsplats"; "den stora staden") är en skandinavisk, vikingatida, benämning på den av kejsar Konstantin grundade östromerska (bysantinska) huvudstaden Konstantinopel. Staden erövrades av turkarna 1453 och bär i dag namnet Istanbul. Den är idag förstörd till gränsen oigenkänlighet.

 

 

 

 



SVENSK-KURDISKA KONTAKTER UNDER TUSEN ÅR

Vikingar kallade Kurdistan för Arran som betyder eldens land



När glaciären från den senaste istiden smälte långsamt i Norden var möjligheten till odlingen, det vill säga enda möjligheten till civilisationsskapande livsstilen inte möjligt. Då blev de människor som hade sökt sig till Norden från södra breddgrader alltför aggressiva jagande barbarer. De jagade inte bara djur utan även människor. Det är därför vikingarna gjorde räder utanför Norden och tog hem villebråd från avlägsna länder i form av guld, pengar, smycken, slavar och djur. De kom ända ner till Arran (Kurdistan).. Både i Transkakukasien och ända ner i norr om Bagdad har de haft kontakt med kurderna.


Det finns kurdiska mynt som hittades av en ren tillfällighet av barnen Emil Höggren och Tage Larsson som lekte i en park på Gotland. Mynten daterades mellan 708 och 911 eKr och tillhörde den kurdiska dynastin Marwaniderna. Dessa 2685 silvermynt som tillhör kurderna visas nu på Stockholm Kungliga Myntkabinettet

 

 

 

 

 


Svensk-kurdiska kontakter
under 1000 år

Vikinglerin İstanbul’a kadar geldikleri ve hatta 400 sene Bizans İmparatorluğu’nda paralı asker oldukları bilinmekte. Ancak Vikingler ‘in daha da doğuya Kürdistan ve Mezopotamya’ya, hatta Bağdat’a kadar gittikleri çok az bilinmektedir.

 

Baran Zeydanlıoğlu

 

9. ve 10. yüzyıllarda Vikingler Batıya, Güneye ve Doğuya olmak üzere üç ayrı istikamette, keşif, talan , ganimet ve ticaret amaçlı seferler yapmışlar. Seferleri sonucunda beraberlerinde,  süs eşyaları, esanslar, kıyafetler, şaraplar, baharatlar ve sikkeler İskandinavya’ya getirmişler. Bu sikkelerden 100 adet civarında olanlar, İsveç’teki arkeologların 1815-1990 arası ülkenin güneyindeki kazılarında ortaya çıkarılmış ve yapılan incelemeler sonucunda Kürd sikkeleri olduğu anlaşılmıştır. Yapılan kazılarda İsveç tarihinde önemli bir ticaret merkezi ve limanı olan, özellikle Gotland adasında bulunan gümüş sikkelerin Kürdistan’daki hanedanlıklar zamanına ait oldukları belirtiliyor. 10 tane sikkenin 952 – 1174 yılları arasında Hazar Denizine yakın bir bölgede hüküm sürmüş olan Kürd Şaddadiler zamanına, geri kalan 90 tanesinin ise 983 -1085 yılları arasında hüküm sürmüş, Kürd Merwaniler dönemine ait oldukları tespit edilmiş.

 

“ Kuzey’in Barbarları “ diye adlandırılan Vikingler, Volga nehrini kullanarak Hazar Denizi’ne oradan da önlerine çıkan şehirleri talan ederek Kürdistan ve daha güneye inmişler. Kürdler ve Vikinglilerin ilk karşılaşmalarının 943 yılında, şimdiki Azerbaycan’ın Bakü  şehrinin güneybatısında var olduğu düşünülen Berd’aa adında bir şehir olduğu belirtiliyor, ki bu şehrin ‘ Sidenland/İpek Ülkesinin başkenti ‘ olduğu İsveç kaynaklarında geçer.

 

Vikinglerin ikinci ziyaretlerinin de, 1000 yılında Diyarbakır civarlarına gerçekleştirdikleri ve sadece ticaret amaçlı olduğudur.

Üçüncü ve son kez olarak Kürdler ve Vikingler 1071’de Malazgirt savaşında karşı karşıya gelirler, ki Vikingler o zaman paralı asker olarak, Bizans Ordusu’nun muhafız alayında görev almışlardı. Kürdler ise 10 bin savaşçısı ile Selçuklu Beyi Alparslan’a destek veriyorlardı.

 

İsveç’teki kazı çalışmaları sırasında bulunan Kürd gümüş sikkeleri, Gotland adasındaki müzede sergilenmektedirler.

Müzenin internet sayfası : http://www.gotlandsmuseum.se

Baran Zeydanlıoğlu

_______
Kaynak: Bin Yıl Boyunca İsveç-Kürt İlişkileri” /Svensk-kurdiska kontakter under tusen år- Rohat Alakom

 

 

 


The Kurdish Emperor Saladin The Magnificient's Sword to Arn

 

 

 

 

 

VİKİNG-KÜRT İLİŞKİLERİ

Şoreş Reşi

 

Vikingleri duymuşsunuzdur; Avrupa’nın kuzeyi veya İskandinavya olarak adlandırılan ülkelerde yaşayan İsveçli, Norveçli, Danimarkalı ve İzlandalıların atalarına verilen isimdir.

Norveç ve İsveç’in kuzeyinde yaşayan Samları bunun dışında tutmak gerekir, onlar ayrı bir ulus. Vikinglerin kendilerine ait çok ilginç kültürleri var; kendilerine has alfabeleri (Run), dinleri ve çok keskin kuralları olan sosyal yaşamları varmış. Denizci bir halk olmaları ve kuzey Avrupa da geç eriyen buzullar nedeniyle tarım ve hayvancılığın gelişmemiş olması, yaşamlarını diğer ülkelerin talanı üzerine kurmak zorunda bıraktırmıştır.

Bu durum, onların savaşçı ve güçlü olmalarını gerektirmiş; zayıf, sakat ve hasta çocuklarını öldürerek, kendi ayakları üzerinde durabilecek bir nesil yaratmasına sebep olmuştur. Dünyada yaptıkları fetihler bu konuda başarılı olduklarının göstergesi. Şimdiye kadar Vikingleri anlatan çok sayıda film ve dizi yapıldı; son yılların en popüleri ‘The Viking’ isimli olanıdır.

Dizide Vikinglere ait bütün kültür özellikleri başarılı bir şekilde işlenmiştir.

Viking talanları dünyanın dört bir yanına yayılmıştır. Bazı görüşlere göre Amerika kıtasını ilk keşfedenlerdir ama bu hala ispatlanmış değil. Bunun dışında İngiltere’den Çin’e, Stockholm’den Bağdat’a ve Afrika kıtasına kadar bir talan dalgası yaşatmışlardır. Bunun en ünlü aracı da pratik ve hafif olan botlarıdır. İşte bu talan ve saldırının bir kolu da Kürdistan’a yapılmıştır.

Tarihçiler 700’den 1100 yılına kadar olan zaman süreci içerisinde çeşitli saldırıların olduğunu açıklar. The Viking dizisinin bu bölümünü de çok merak ettiğimi ve konu ile ilgili çok sayıda tarihi belgenin de olduğunu belirtmeliyim. Bu konu üzerine derin araştırmalar yapan Prof. Gunilla Larsson, Kürtler ile Vikinglerin ilk defa 700 yıllarında Gilan’da karşılaştığını söylüyor.

Vikingler oradan Bağdat’a saldırınca Kürtler ile karşılaşmış.

Stockholm’un Gripsholm mıntıkasında Vikinglerden kalma bir taşın üzerinde, Run alfabesi ile yazılmış şöyle bir yazı var: “Onlar, altın almak, kartallara yem vermek için Şark Ülkesinin güneyine gittiler ve orada öldüler.”

Bu belgenin bize verdiği ilk önemli bilgi altın için gitmiş olmaları; yani Şark Ülkesinin zengin ve altına sahip olduğu. İkincisi, ordakileri öldürerek kartallara yem olarak bırakmaları ve üçüncüsü de o toprağı Şark Ülkesi olarak adlandırmaları. Bu ülke ile anlatılmak istenilen Kürt Şadi Devleti (951-1199)’dir. Bugünkü Azerbeycan’da, Gürcistan ve Ermenistan ile sınır olan güçlü Şadi devleti. Bizans kayıtları ’Saracener’- Müslüman Ülkesi olarak adlandırır. İbn Khordadbeha da 840 yılında yazdığı ’Kirab al Masalık Wa L- Mamalık’ kitabında ’Saka Ülkesi’ olarak bahseder. Vikinglerin Şark Ülkesi olarak adlandırmasının nedeni, o günün literatürüne göre, Arapların Antalya ile Gürcistan hatının doğusunu şark, yani doğu olarak adlandırmasından kaynaklanıyor. Kelimeyi Araplardan ödünç aldıkları için bu ismi kullanmışlardır. Doğru isimlendirmesi Arran’dır; yani ateşlerin ülkesi…

İşte bu savaşçı Vikingler; Don, Volga (As-Sakalıba) ve Dinyeper nehirleri vasıtasıyla Karadeniz ve Hazar Denizlerine inerek, oradan Şadi devletine saldırırmış. Atsız asker/sivil ve erkekleri öldürürken, kadın ve çocukları esir alarak pazarlarda satar ve ellerine geçirdikleri altın, gümüş ve diğer değerli eşyaları ile beraber ülkelerine dönermiş. Bazı kayıtlarda Vikingler ile Ruslar karıştırılır, Rus ismi yazılır ama doğrusu Vikinglerdir.

987 yılından kalma bazı kayıtlarda, Vikinglerin Derbend mirinin yanında çalıştığı görülür. Aynı şeyi daha sonra Osmanlı imparatorluğu döneminde, İstanbul’da padişahın paralı askerleri arasında olduğu bilinir. Tarihi kayıtlara göre 1030-33 ve 1041 yıllarında Vikingler tekrar Berda’nın üzerine giderler ama son hücum onlar için felaket ile sonuçlanır. Çünkü belki ilk defa gördükleri meyveden çok yedikleri için çoğu zehirlenerek ölür.

Talandan dönen Vikinglerin kendileri ile beraber götürdükleri altın ve gümüş sikkeler, bilezik, kolye, kılıç, gerdanlık vs gibi değerli para ve madenler 1936 yılında Gotlan adasında bulunur. Parkta oynayan Emil Höggren ve Tage Larsson isimli çocukların tesadüfen bulduğu sikkelerin 708/9 ve 910/11 tarihleri arasında basıldığı ve Mervani Kürt Devletine ait olduğu tespit edildi. Mervani ve Şadiler arasında sıcak ilişkilerin olduğu, birbirlerine kız alıp verdiklerini biliyoruz. Kürtlere ait olan bu 2685 tane gümüş sikke, günümüzde Stockholm merkezindeki ”Kungliga Myntkabinettet” yani Kraliyet Sikke Müzesi’nde sergilendiğini belirtmekte fayda vardır.

Paraların sergilendiği müze duvarındaki haritanın üzerinde Şark Ülkesi yazar. Bunu Şadi Ülkesi olarak değiştirtmemek de bizim eksikliğimiz olsun!

Dîroka Kurdistanê

 

 

 

 

 

 

 

The Viking's Kurdish Love: A True Story of Zoroastrians' Fight for Survival, Part I: 988-1003

The event occurs in the Kurdish antique city of Farqin (Sliva)

http:// www.saradistribution.com/ farqin.htm

Dr. Widad Akreyi is a prominent humanitarian and human rights activist. A winner of several awards, the renowned champion of justice and gender equality has become a global voice for the voiceless, first and foremost the women and girls abducted, sold and enslaved in the Middle East. Originally from Kurdistan, Widad now lives in the West and holds a Master's degree in genetics and a PhD in global health and epidemiology. With an interest in exploring different cultures, she wrote The Viking's Kurdish Love in the late 1990s, peeling back some of the layers of an ancient era that is of particular relevance to the world we live in today. Ask her about it! You can visit her at www.widad.org

Publisher: NovoReads; 1 edition (October 16, 2016)
Publication Date: October 16, 2016
Sold by: Amazon Digital Services LLC
Language: English
ASIN: B01M4IEDCP

 

 

 

 

SVENSK KURDISKA KONTAKTER - UNDER TUSEN ÅR

 

EN KORT INBLICK I KURDISTANS HISTORIA

 

 


Foundation For Kurdish Library & Museum