Av Medet Serhat

1932 Îdir -  12-11-1994

Home †|††DestpÍk††|††Ana Sayfa

 

 

 

 

Avukat Medet Serhat

Avukat Medet Serhat 1932’de kuzey Kürdistan şehri Iğdır’da doğdu. Avukat Medet Serhat 12 Kasım 1994 tarihinde evinin önünde pusu kurularak şoförü ile birlikte işgalci türk devleti tarafından katledildi. Eşinin de yaralandığı suikastin, Behçet Cantürk’ün avukatlığını yaptığı haberi öne çıkarılarak kamuoyuna duyuruldu.

49’LAR DAVASI

Ağrı ve Dersim hareketlerinden uzun bir süre sonra yani 1959 yılında Kürdistan'da politik sessizliğinin, politik yokluk anlamına gelmeyeceğini gösteren bir olay yaşandı. Bu yılda Kerkük’te bazı türkmenlerin öldürülmeleri türk meclisinde CHP Manisa milletvekilinin “aynı sayıda kürd öldürülmesi” önerisi getirildi. Bunun üzerine Medet Serhat’ın da aralarında olduğu bir grup kürd yurtseverin bir bildiriyle “Kürd olmaktan gurur duyuyoruz” diyerek Manisa milletvekilini protesto ettiklerini duyurdular. Bu gelişmeler Musa Anter'in Diyarbekir’de çıkardığı kürdçe dergi ile birleştiğinde gençlerin gözaltına alınıp yargılanma sürecinin başlaması için çok beklemek gerekmedi. Medet Serhat bu davadan dolayı 13 ay hapis yattı. Böylece sonradan avukatlık yapacak olan Şerafettin Kaya, Canip Yıldırım, Şerafettin Elçi gibi kürd gençlerinin ilk ortak siyasi tecrübeleri de “49’lar davası” ile başlamış oldu. Bunun arkasından Medet Serhat, 1963’de kürdçe “Deng” dergisini çıkardı ve bir kez daha kovuşturmaya uğradı. Ama bu onu durdurmadı. 1965’de bir kez daha “kürtçülük propagandası”ndan yargılandı ve bir yıl dört ay hapis cezası aldı. 1978’de İttihad-ı Vatani Kürdistan örgütünün İstanbul temsilciliğini yaptı. 1990’da Kürt Hak ve Özgürlük Vakfı’nın kurucularından oldu. Böylece 49’lardan başlayan süreç kürd yayınları, kitaplar, sözlük çalışmaları, kürd dernek ve örgütlerine uzanan bir siyasi olgunlaşma aşamasına kadar ilerlemiştir. Bu anlamıyla 49’lar davası sadece bir dava değildir. Aynı zamanda kürt özgürlük mücadelesinin farklı bir tarzda yenilenerek tarihsel bir çıkış anına da tekabül eder. 49’lar yargılaması, ortak acı duygusu ve ortak karşı koyuş pratiği ile sonradan yeni bir fikri takip, yeni bir siyaset tarzının tecrübi sahasını da yaratmıştır. Bu saha, Ortadoğu’daki milli hareketler açısından gerçek bir yenilik olan bir avukatlar hareketini başlatmış, avukatlığı kürdlüğün siyasal kimlik yapılarından birisine dönüşmesinin de başlangıcı olmuştur.

1990’larla birlikte avukatlığın kürd muhalefetindeki yerini en iyi anlatacak süreç kürd avukatlara, gazetececilere, yazarlara, entellektüellere yönelik başlatılan acımasız ve planlı bir av mevsimi başlatıldı.. Ortak ve örgütlü bir kararın icrası olan bu planlı cinayetler seri bir şekilde sürdürüldü. Avukat Metin Can 21 Şubat 1993’te, Avukat Şevket Epözdemir 25 Kasım 1993’te, Avukat Faik Candan 14 Aralık 1994’de ve Medet Serhat ise 12 Kasım 1994’te ve en son avukat Tahir Elçi de 28 Kasım.2015'te ardı ardına katledildiler. İşgalci türk devletinin kürd aydınlarına yönelik büyük kıyım hareketi belli aralıklarla hala devam etmektedir.

 

 

 

KURDISH AUTHORS

 

 

 

 


Foundation For Kurdish Library & Museum