KOYE

Home  |  Destpêk  |  Ana Sayfa

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

1955

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

BELGE NE HAKKINDA?

19 Ağustos 1920 tarihli bu İngiliz belgesi, Birinci Dünya Savaşı’nın ardından Güney Kürdistan’ın gelecekte nasıl yönetileceğine ilişkin siyasi görüşmeleri konu almaktadır. Belgede, Köysancak’taki İngiliz siyasi yetkilisinin Şer‘i Hâkim Molla Muhammed Efendi ile yaptığı görüşme aktarılmaktadır.

Molla Muhammed Efendi, Kürdistan’ın yeniden Osmanlı yönetimine bırakılmasından duyduğu endişeyi dile getirerek, İngiliz koruması ve danışmanlığı altında adil ve yetenekli bir Kürt hükümdarın atanmasını savunmaktadır. Bu görev için öncelikle Baban ailesini uygun görmekte ve muhtemelen Hamdi Bey’i düşünmektedir. Ayrıca Köysancak halkının Irak’a bağlanmak yerine Kürdistan’ın bir parçası olarak kalmayı tercih ettiğini belirtmektedir.
Raporda Erbil’in ileri gelenlerinin ise bir Kürt hükümdarın atanmasına karşı çıktıkları ve büyük bir siyasi değişiklik yerine bölgesel bir meclis kurulmasını tercih ettikleri belirtilmektedir. İngiliz yetkili, Molla Muhammed Efendi’yi “bu bölgenin hiç kuşkusuz en aydın ve en zeki kişisi” olarak tanımlamaktadır.

İngilizlere göre KOYE ve çevresinin en aydın ve en zeki şahsiyeti kimdi? (1920)
Güney Kürdistan’a ilişkin belgeler ve adil bir hükümdarın atanması önerisi
Hazırlayan: Muhammed Salih Kadiri
Sayı: 24.304
Gönderen: Sivil Komiserlik Ofisi, Bağdat
Alıcı: Hindistan İşlerinden Sorumlu Devlet Bakan Yardımcısı, Londra, S.W.1
Nüsha sayısı: 3
Tarih: 19 Ağustos 1920
Muhtıra
Aşağıda belirtilen yazışmanın bir nüshası, bilgi edinilmesi amacıyla ekte gönderilmiştir. 14 Ağustos 1920 tarihli ve 23.764 sayılı yazıma atıfta bulunulmaktadır.
(İmza)
Yarbay, Hindistan Ordusu
Mezopotamya Geçici Sivil Komiseri

Güney Kürdistan’daki siyasi düzenlemelere ilişkin yazışmalar
Erbil Siyasi Yetkilisi tarafından Bağdat’taki Sivil Komisere gönderilen, Mart 1920 tarihli ve H.138 sayılı gizli muhtıranın kopyası:
Kısa süre önce Köysancak’taki Siyasi Yetkili Yardımcısından aldığım bir yazının kopyasını ekte gönderiyorum.
Bir “Hükümdar” atanması yönündeki bu talebe fazla önem vermiyorum. Kanımca verilebilecek tek yanıt, şimdilik barış şartlarının açıklanmasını beklememiz gerektiğidir.
Erbil’de halkın görüşlerini öğrenmeye çalıştım, ancak bunda pek başarılı olamadım. Erbil son derece içine kapanık bir yerdir. Eşraf, bir Kürt hükümdarın atanmasına kesinlikle karşıdır ve Şerif ile herhangi bir bağlantı kurmak istememektedir.
Mevcut sistemde büyük bir değişiklik yapılmasını istemedikleri anlaşılmaktadır. Bir bölge meclisinin kurulmasının onların siyasi beklentilerini karşılayacağını düşünüyorum.
Türk yanlısı bir grup bulunmaktadır; ancak bu grup çok küçüktür ve çoğunlukla görevden uzaklaştırılmış eski memurlardan oluşmaktadır.

Alıcı: Erbil Bölgesi Siyasi Yetkilisi

Molla Muhammed Efendi (Hâkim-i Şer‘a) ve Cemil Ağa (Hâkim-i Şer‘a Yardımcısı) tarafından imzalanmış olan ilişikteki talep edilmemiş dilekçeyi, aslını muhafaza ederek size gönderiyorum.

Dün, görünüşte rutin bir konuyu görüşmek amacıyla Molla Muhammed’i makamında ziyaret ettim. Ancak asıl amacım, İstanbul’un Türklerin elinde kalmasına ilişkin görüşlerini öğrenmekti.

Bu kararın haberi henüz buraya ulaşmamıştı. Bununla birlikte yapılan açıklama Molla Muhammed’i hiç kaygılandırmamış görünüyordu. Şehrin ve Boğazların Britanya’nın denetimi altında bulunmamasının üzücü olduğunu söyledi. Ancak herhangi bir ortak Müttefik denetimine kesinlikle karşı çıktı ve böyle bir durumda şehrin Türklerin elinde kalmasının çok daha iyi olacağını belirtti.

Bununla birlikte, serbest ulaşım ve ticaretin güvence altına alınması amacıyla Boğazların Britanya tarafından denetleneceğini varsayıyordu.
İstanbul’un Türklerin elinde kalması onu kaygılandırmıyor gibi görünse de Molla Muhammed, Kürdistan’ın da benzer biçimde yeniden Osmanlıların kötü yönetimine bırakılmasından açıkça endişe duyuyordu.

Türklerin bu bölgedeki yozlaşmış yönetimi hakkında uzun uzun konuştuktan ve burada ve başka yerlerde sergiledikleri davranışlara ilişkin bana birçok örnek verdikten sonra, bu yönetimi mevcut İngiliz idaresiyle karşılaştırdı.

Dört İngiliz Siyasi Yetkili Yardımcısının emrinde görev yaptığını ve birbirini izleyen birçok İngiliz siyasi görevlisinin çalışmalarına tanık olduğunu belirtti. Onların adil tutumları ve ahlaki ilkeleri hakkında övgüden başka söyleyecek sözü olmadığını ifade etti. Bunun, daha önce bu bölgede görev yapan ve kendi Kur’anlarında belirtilen bütün kural ve hükümleri ihlal eden Türk yöneticilerin yolsuzlukları ve ahlaksızlıklarıyla çarpıcı bir karşıtlık oluşturduğunu söyledi.

Molla Muhammed, Kürdistan’ın Britanya’nın koruması ve rehberliği dışında kurtuluş umudu bulunmadığını kesin bir inançla tekrar tekrar ifade etti. Ülke Türklere bırakılırsa, ayrılma imkânı bulunan herkesin ülkeyi terk edeceğini söyledi.

Molla Muhammed, bir Kürt hükümdarın atanmasının gerekli olduğunu özellikle vurguladı. Kendisine kimi önerdiğini sorduğumda, Baban ailesinin ilk tercih olduğunu söyledi; çünkü bu aile hâlâ Güney Kürdistan’ın önde gelen ailesi olarak kabul edilmektedir.
Bu görev için yetenekli bir kişinin gerekli olduğunun bütünüyle farkındaydı. Bu nedenle hükümdarın Britanya’nın desteğine ve danışmanlığına sahip olması gerektiğini özellikle vurguladı.

Molla Muhammed’in Hamdi Bey’i düşündüğünden kuşkum yoktur. Hamdi Bey’in bu bölgenin desteğini kazanacağından da eminim. Bölgenin eşrafı onu, toplumun bütün kesimlerinin yararına İngiliz danışmanlarla uyum içinde çalışabilecek, milletin aydın bir temsilcisi olarak görmektedir.
Köysancak bölgesinin yeni Erbil idari bölümüne dâhil edilmesinin, eşraf arasında Kürdistan’ın bağımsızlığının sona erdiği düşüncesini doğurmuş olmasından endişe ediyorum.

Köysancak halkı Şeyh Mahmud’a herhangi bir bağlılık duymamakla birlikte, Irak’a bağlanmak yerine Kürdistan’ın bir parçası olmayı tercih etmektedir.
Molla Muhammed Efendi, hiç kuşkusuz bu bölgenin en aydın ve en zeki kişisidir. Bu konudaki görüşlerinin, bölgedeki bütün ileri gelenlerin ve eşrafın görüşlerini yansıttığından eminim.

Molla Muhammed’in kendisinin de söylediği gibi, sıradan halk günlük ekmeğini temin etme düşüncesinin ötesine geçebilecek durumda değildir.

(İmza)

C. A. G. Rundle, Yüzbaşı
Köysancak Siyasi Yetkili Yardımcısı

 

 



KURDISH CITIES

 

 

 

 


Foundation For Kurdish Library & Museum