70. Yılını Dolduran
İsrail Ulusunun ve Halkının Biricik Vatanı
İSRAİL

Yaşamalıdır

Home †|††DestpÍk††|††Ana Sayfa

 

 

 

 

 

 

Geçtiğimiz yüzyıldaki dönemin iki dünya süper gücünden en önde geleni olan İngiltere, Yakın Doğu'yu (Near East) üzerinde yaşayan kadim halklarıyla birlikte topyekün tasfiye etti. Bu coğrafyaya yeni bir ad; "Orta Doğu" adını verdi ve üzerinde manda rejimi denilen kendine bağlı küçük çaplı idareler, devletçikler oluşturdu. İngiliz emperyalistlerinin bu yeni devletçikleri yaratmalarındaki temel gaye; Ortadoğu'yu karıştırmak suretiyle Ortadoğu'nun yeraltı ve yerüstü zenginliklerini yağmalamak idi. Yeni sınırlar çizip yeni manda devletleri oluşturdu. Ürdün, Suriye, Irak, Filistin, Türkiye (*) vs, vs..

Binlerce yıldır büyük bir ırkçı takibat altında olan ve üzerinde yaşamış oldukları ülkeden kovulan ve ülkeleri ellerinden alınmaya çalışılan yahudiler, bu durumu kabul etmeyerek, büyük ve etkin bir ulusal örgütlenmeye yöneldi ve tarihi ülkelerinden hep sürülmüş olan yahudi halkı, bu acımasız sürgün ve katliamlardan dolayı kendi ülkelerinde çok az kalmalarına rağmen, gelecek nesillerini soykırımlardan ebediyen korumak için, bu eşi benzeri görülmemiş zulümden kurtulup özgür olabilmek için gerekli biricik koruma aygıtı olan yahudi ulus devleti'ni, kurmak amacıyla, İsrail ülkesi içinde silahlı bir direniş gücü yaratmayı başardılar.

İngiliz emperyalistlerinin oluşturduğu Filistin'deki manda devletçiğinin sona ermesinin hemen ardından 14 Mayıs 1948'de, Tel-Aviv'de toplanan Yahudi Milli Konseyi, yayınladığı bir bildiri ile İsrail Devleti'nin kurulduğunu ilan etti. İngilizler yahudi halkının bu direnişini bastırmaya ve imha etmeye çalıştı fakat başaramadı. Üstelik İsrail bugün tam 70. yılını doldurarak bölge ve dünyanın en güçlü devletlerinden biri oldu.

Emperyalist ingilizler, filistinlilerin dostu oldukları için bir Filistin manda devleti oluşturmadılar.İingiliz emperyalistleri, bölgenin asli milli unsurları olan yahudiler veya kürdlerin devleti yerine, tarihi bir yahudi ülkesi olan Filistin'den yahudi ahalinin sürülmesinden sonra Filistin'e gelip yerleşen göçmen arap ahaliye,yani bugün 'filistinliler' diye adlandırılan gçömen arap ahaliye bir devlet kurmalarının asıl nedeni, bölgede karşıtlıklar oluşturmak için,, karşıklık ve nifak tohumları ekmek içindi.

Ama yetmiş yıldır yahudi halkına karşı, tıpkı geçmiş yüzyıllardaki gibi dünyada eşi ve benzeri görülmemiş yoğun bir nefret ve büyük bir ırkçı saldırı başlatılmıştır.. Bu saldırı sadece İsrail devlet ve hükümetine karşı değil, dünyadaki bütün (!) Yahudi Halkına karşı, 250 milyonluk birleştirilmiş bir arap ırkçılığı nefret ve düşmanlığı şeklini almıştır. Amaçları yahudi halkını topyekün imha etmektir. Dahası, bu amaca ulaşmak için bütün müslüman devlet ve hükümetler, din (İslam) mefhumunu kullanmaktadır. Yahudi halkını yeryüzünden silmek istiyorlar! Bu aynı zamanda büyük bir nefret ve ırkçılıktır ve asla kabul edilemez. Buna her demokrat, her vicdan sahibi insan, ivedi ve en öncelikli bir şekilde, insan olmanın bir gereği olarak tepki göstermek zorundadır.

Oysa İsrail filistinlileri katletmemek için çok büyük ve çok özel bir çaba sarf etmektedir. 1948'den bu yana İsrail Savunma Kuvvetleri-IDF'in toplam filistinli kurbanları 15.000'in altındadır. Ama 70'li yıllarda Ürdün ve Suriye arap devletleri sadece birkaç ay zarfında 300.000 filistinliyi katletmişti. Bu aya Kara Eylül Ayı adı verildi. Birçok insan bunu hatırlamaz ama bu en büyük filistin katliamını, yine de İsrail'e yükleyerek İsrail'i suçlamaya çalışmaktalar. Filistinlil arapları en feci şekilde vuran aslında arapların kendisidir, İsrail değildir. 1970'li yıllarda Suriye devlet başkanı Hafız Esat ve Ürdün Kralı Hüseyin 300 bin filistinliyi bir-iki ay gibi kısa bir sürede toplu katliama uğrattı. Çocuğuyla, yaşlısıyla, kadınıyla, genciyle, üçyüz bin filistinlinin hepsini öldürdüler. O çok meşhur filistinli lider Yaser Arafat bile, kadın elbiseleri giyip, ürdünlü askerlerin ablukasından ancak kadın kiyafetiyle tüyerek, hayatını zor kurtarabildi. Oysa İsrail Savunma Güçleri'nin kurşunlarıya hayatını yitiren filistinlilerin toplam sayısı, İsrail devletinin kurulduğu 1948'den bu yana, on beş bini bile bulmuyor.

Yahudi halkı yeryüzünde yaşayan diğer bütün halk ve milletler gibi var olmak ve özgür yaşamak hakkına sahiptir. İkinci dünya savaşı esnasında Avrupa'da 6 milyon masum yahudi katledildi. Fakat arap ülkelerindeki büyük halk kitleleri, arap milliyetçiliği ve dincilik (islamcılık) peşinde koşarak, bu tarihi gerçekleri görmek istemiyorlar. Bütün Yahudi halkını öldümeyi ve insan haklarına saygılı Ortadoğu'nun biricik demokratik, çağdaş, modern İsrail Devleti'ni tamamen ortadan kaldırmayı tercih ediyorlar.

İsrail dünyanın en güçlü devletlerinden biri olmasına rağmen, yahudi halkı neredeyse tıpkı kürdler gibi, dört tarafı azılı düşmanlarla çevrili mazlum bir halktır.

Elbette dünyada kürd halkından mazlum bir halk daha yoktur. Yahudilerin hiç olmasa bir devleti var ve hemde yahudi halkının bu devleti düşmanının gırtlağını sımsıkı tutabilen çok güçlü bir devlettir. Kürdler şu an bile öyle zayıf, öyle biçare ve öyle sahipsizdirler ki, kürd halkının ülkesini işgal etmiş ırkçı saldırgan islamo-faşist devletler, şu an bile kürd halkı üzerinde büyük katliamlar yapıyor ve kürd halkını savunacak hiç kimse yoktur bu dünyada. Kürdlerin kendileri bile kendi kendilerini savunamaz durumdadırlar çünkü kürd ulusal hakları için mücadele eden ne bir ulusal kürd örgütü ve nede Kürdistan'ın herhangi bir parçasında bir ulusal kürd devleti sahibidirler.

Buna en açık örnek 3 Ağustos 2014 tarihinde türk devletinin örgütlediği DAESH isimli islamist terör örgütü, savunmasız kürd halkına saldırdı ve dört yıl yoğun çatışmalı bir şekilde süren bu saldırıda 40 binin üzerinde sivil kürd ve kürd gerillası ve peşmergesi şehid edildi. Bir milyondan fazla Batı ve Güney Kürdistan kürdü köy ve şehirlerinden sürüldü. Üstüne üstlük 20 Ocak 2018 tarihinde işgalci-katil türk devleti önderliğindeki islamcı çeteler savunmasız Kürd Dağı civarına, Afrin'e saldırarak kürd halkını katletti, Afrin şehri başta olmak üzere civardaki köy ve kasabalara el koyarak öldürülen ve sürülen milyonlarca sivil kürd halkının canı, malı ve mülkü talan ve yağma edildi.

İlkel, fanatik arap ırkçılarının, elinden gelse, İsrail'i ve bütün dünya yahudilerini bir kaşık suda boğar. Türkiye'nin desteklediği Hamas gibi islamist Filistin terör örgütleri'nin bitmeyen TERÖR saldırıları yüzünden, İsrail'de yahudi halkı kendi ülkesinde bir saat bile rahat yaşayamıyor.

Bu her iki halk, kürd ve yahudi halkı, bu büyük imha savaşına, bu büyük zulme karşı el ele vermelidir. İsrail'in güçlü devleti, Ortadoğu'nun en büyük otantik - dev kürd nüfusunun turk-arab ve fars terör faaliyetlerini ebediyen durduracak ortak bir potansiyel güce sahiptir.

İsrail'e bitmeyen büyük bir kin ve nefretle saldıran yahudi halkının düşmanlarını İsrail 6 gün gibi çok kısa süren büyük bir hamle ve atılımla yerle bir ederek, bu düşmanların yüreklerine bugüne kadar çıkmayan büyük bir korku yerleştirmiştir.

İsrail'in iç bölgelerinde yıllarca süren terör saldırıları gerçekleştiren arap terör çetelerinin saldırılarında birçok sivil yahudi yaşamını yitirmişti. Bu saldırıların son bulması ve yahudi sivil halkın can güvenliği sağlanmalıydı.

Tarihte 5 Haziran 1967 günü, Altı Gün Savaşı ile başlar. O gün bütün İsrail Hava Kuvvetleri saldırıya başladı ve ilk günün sonunda neredeyse bütün Mısır ve Ürdün hava kuvvetleri ile Suriye'nin yarısı ve Irak'taki askeri hava üsleri topyekün yerle bir edildi. Altı Gün Savaşı, 10 Haziran 1967'de belirgin bir İsrail zaferiyle sona erdi.

Materyal kayıplar: 4.000'den fazla arap uçağı imha edildi, 60'ı havada uçuruldu; 500'den fazla tank imha edildi veya yağma edildi; Mısır, Suriye ve Ürdün'ün askeri gücünün %70'i işlemez hale getirildi.

Askeri Kayıplar: Savaş sırasında 15.000'den fazla mısırlı öldürüldü ve 5.600'ü esir alındı. Ürdün'ün, kralı Hüseyin'e göre, 6,000 asker kaybı (diğer kaynaklar birkaç küçük sayı veriyor) vardı. Suriye yaklaşık 1.000 kayıp yaşadı. İsrail'in 700'den fazla zayiatı ve 2.500'ü de yaralandı.

İsrail savaştan sonra üçe katlandı ve Yudea ve Samariye tarihi yahudi topraklarında yahudi egemenliği tekrar sağlandı.

Yaşasın özgür yahudi halkı ve İsrail!

Yaşasın Bağımsız Kürd Ulus Devleti!

Goran Candan

________
*): Türkiye sözde bir ülkedir, yapma, çakma ve sunidir. Bu sözde ülkenin;

- isim (Türkei) babası Almanya'dır
- vaftiz babası da İngiltere'dir ve İngiltere'nin işbirlikçi uşağı olan İngiliz Kemal'dir

Türkiye'nin sözde olduğunu özde ise bir ülke OLMADIĞINI, İngilizler tarafından yaratıldığını hep söylemiştik. O zaman anlamamış olanlar hiç olmasa şimdi anlasın.

Sonra türk toplumu islamcı gericiliğin liderliği'ni yapıyor. Daha fazla masum insan katledilmeden İSLAMO-BARBAR TÜRK TOPLUMU ÇÖZÜLMELİ durdurulmalı ve yeniden yapılandırılmalıdır.
Bu misyon Amerika'nın görevidir.

Kürdler ve yahudiler ise doğasever ve doğa koruyucu hümanist bir toplum kültürü sahibidir. Bu bazıları gibi hem insana, hem hayvana ve hemde doğaya karşı katledici barbarlardan değiller. Güney Kürdistan ve İsrail örnekleri meydandadır. Değişik etnik ve dini aidiyetlerin itina ile korunup serbestçe yaşamalarının Ortadoğu'daki tek adresi bu her iki kavmin ülkesidir, kürdlerin Kürdistan'ı ve yahudilerin İsrail'i.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İsrail - Modern, demokratik & humanist bir ülke

 

 

 

 

 

 

 

 

Tel Aviv

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Eliat

 

 

 

 

 

 

 

 

Eliat

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Netanya

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Light festival

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Sunset in Tel Aviv

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

The Jewish people's Ancient & Contemporary Capital City: Jerusalem

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yael Markovich 2012

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

DİN MASKELİ TURK-ARAB-FARS İSLAMCI TERÖR, KÜRDLER & İSRAİL

Kürdistan'a karşı islamcı bir Turk-Arab-Fars- ortak Terör Cephesi olduğu gibi, aynı zamanda bu terör cephesi İsrail'e de karşıdır!

Düşmanımız birdir: din (islam) maskeli turk-arab ve fars milliyetçiliği, işgalciliği, yayılmacılığı, inkarcılığı, ırkçılığı, imhacılığı ve terörü.. hem kürd halkını ve hemde yahudi halkını hedeflemektedir.

Elebette 100 milyona yakın bir nüfusu olan tüm dünya kürdleri olarak İsrail'i destekliyoruz ve de destekleyeceğiz.

Bu ittifak ilk önce:

1-insanidir çünkü her iki halk ve millet olarak, insanlık dışı barbar yoğun bir İMHA saldırısı altındayız. Her iki halka da tek bir noktadan saldırılıyor: Din (islam) maskeli milliyetçilik, yayılmacılık ve ırkçılık cephesi olan Ortak Turk-Arab-Fars Terör Cephesi'nden..

2- Sonra da her iki halk ve milletin KARŞILIKLI ÇIKAR ve menfaatlerinin doğal olarak gerektirdiği bir ittifaktır bu. Hemde al gülüm - ver gülüm var bu ittifakta. Bu dayanışma ve ittifaktan daha doğal ve elzem başka ne olabilir?

İsrail'in mazlum kürdlerin devletleşmesine pragmatik yaklaştığı da yalan ve boş bir iddiadır.

Kendileri ezilmişliğin ne olduğunu çok iyi biliyorlar.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İLK İSRAİL SEFERİM

 

HADASSA YESHURUN

KARA EYLÜL (BLACK SEPTEMBER)

KÜRDİSTAN YAHUDİLERİ

KURDISH JUDAICA AT THE KURDISH MUSEUM

PALESTINIAN & NAZ COOPERATION 1940s

GORAN CANDAN

 

 

 

 


Foundation For Kurdish Library & Museum